
Öğr. Gör. Dr. Taner EROL
SİYASETİNİZ EVLATLARIMIZDAN DEĞERLİ Mİ?
Okullar Savaş Alanına Döndü: Arkadaşını ve Öğretmenini Katleden Bir Kuşak mı Geliyor?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan yükselen feryatlar, Türkiye’nin sadece bir güvenlik sorunuyla değil, topyekûn bir "insanlık ve vicdan kriziyle" karşı karşıya olduğunu belgeledi. Bir çocuğun, kendisini eğiten öğretmenini ve aynı sıraları paylaştığı öğrenci arkadaşlarını gözünü kırpmadan hedef alabilmesi, toplumsal bir cinnetin en acı vesikasıdır.
Bu mesele siyasetin "mezesi" olamayacak kadar hayati, partiler üstü bir beka meselesidir!
1. Siyasi Rant Kepazeliğine Son Verin!
Toplum bu derin acıyla sarsılırken, konunun özünden uzaklaşıp siyasi bir "gol atma" yarışına girmek, asıl sorunu halının altına süpürmektir. Evlatlarımızın, can dostu olması gereken arkadaşlarına ve rehberi olan öğretmenlerine silah doğrultacak noktaya gelmesi üzerinden siyasi kavga yapmak, bu toplumsal çöküşe ortak olmaktır.
"Bir çocuk, arkadaşını ve öğretmenini katledebilecek kadar savrulmuşsa, orada siyaset değil, milli bir seferberlik konuşulmalıdır!"
2. RTÜK: Kaygıları Bırak, Görevini Yap!
RTÜK’ün yayın politikası, toplumun ruh sağlığını koruma kalkanı olmalıdır. Dizilerde şiddetin normalleşmesi, "eli silahlı" karakterlerin sempatikleştirilmesi karşısında RTÜK tavizsiz bir duruş sergilemelidir. Yayın akışları ve içerik saatleri, çocukların pedagojik gelişimi gözetilerek acilen yeniden dizayn edilmelidir.
3. Okullarda "Ehil Uzman" ve "Gerçek Güvenlik"
Liyakatli Rehberlik: Okullardaki PDR uzmanlığı sadece KPSS puanıyla geçilecek bir kapı olmamalıdır. En zorlu vakaların ortasına atanan "acemi" uzmanlar yerine; saha tecrübesi olan ve vaka yönetimi konusunda yetkinleşmiş isimler görevlendirilmelidir.
Güvenlik Çıkmazı: Okul kapılarında kimin duracağı (polis mi, bekçi mi?) tartışması son bulmalıdır. Girişlere caydırıcı X-ray cihazları konulmalı ve okulun "dokunulmaz" güvenli bir alan olduğu fiilen hissettirilmelidir.
4. Müfredatta "Ruh" ve "Maneviyat" Devrimi
Sadece akademik başarıya odaklı, ruhu kurutan seküler eğitim modeli iflas etmiştir.
Hayat Bilgisi: Müfredata Medya Okuryazarlığı, Aile İçi İletişim ve Psikoloji gibi "insan kalma" dersleri eklenmelidir.
Maneviyat: Manevi değerlerimiz birer "aparat" değil, inancın ve ahlakın temeli olarak sisteme entegre edilmelidir. Maneviyatla beslenmeyen bir zeka, bugün gördüğümüz gibi "eğitimli bir canavara" dönüşebilir.
5. Ekranlardaki "Uzman" Karmaşası
Televizyon kanalları artık bir karar vermeli: Bu meseleyi savaş stratejistleri mi konuşacak, yoksa insan ruhunu bilenler mi? Stüdyolara güvenlik uzmanları değil; psikologlar, terapistler ve iletişim uzmanları davet edilmelidir.
6. Ailelerin "Damgalanma" Korkusu ve İhmali
Failin bir polis çocuğu olması ve babası tarafından poligonda eğitilmesi, şiddetin aile eliyle nasıl meşrulaştırıldığının sarsıcı bir örneğidir. Ebeveynler, çocuklarının sosyal medya dilini ve davranış sapmalarını "çocuğum damgalanır" korkusuyla görmezden gelmemeli; şüphe duydukları anda profesyonel destek almalıdır.
Dijital platformlara biyometrik (yüz/parmak izi) kısıtlamalar getirilmesinden, okullardaki uzman atamalarına kadar her adım bir "Acil Eylem Planı" dahilinde atılmalıdır. Toplumsal cinnetin kıyısındaki bu kuşak için tek çıkış yolu; siyasi çekişmeleri bırakıp, vicdanı ve maneviyatı temel alan bir sistem inşasıdır.
Eğer bugün arkadaşını ve öğretmenini katledecek kadar savrulan bu çocukları kurtaramazsak, yarın üzerinde siyaset yapacağınız bir vatan bulamayabilirsiniz!



